Cinsel Sağlık





  Cinsel İstekte Azalma: sürekli ya da yineleyici olarak cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az olması yada hiç olmaması durumudur. Burada kişinin yaşı ve yaşam koşulları önemlidir. Yaşlılıkta görülen cinsel istek azalması bir bozukuk olarak görülemez. Cinsel istek azalması daha çok ikincil bir durumdur. Bir çok faktör cinsel istek bozukluklarının gelişiminde etkili olabilmektedir. Bu bozukluk belirgin bir sıkıntıya ya da kişiler arası ilişkilerde sıkıntıya yol açmaktadır. Nedenleri , hazırlayan faktörler ve tedaviyle ilgili bilgi için Cinsel Bozukluklar bölümüne bakınız.




   Vajinadaki kaslarda cinsel birleşmeyi engelleyecek biçimde spazm olması. Spazm kadının kontrol edemeyeceği ölçüde ağrılıdır. Çoğunlukla ilk deneyimle birlikte başlar. Vajinal girişe karşı korku görülür. Etraftan duyulan yanlış bilgilerle de pekişir. Psikolojik nedenler arasında çocukluktan kalma korkular, aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama, katı ahlak kuralları ve tabular, suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi, cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar, bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması gibi psikolojik nedenler vardır.Kadınlar en çok görülen cinsel bozukluklardan biridir. Nedenleri , hazırlayan faktörler ve tedaviyle ilgili bilgi için Cinsel Bozukluklar bölümüne bakınız.





SERTLEŞME BOZUKLUĞU

          Cinsel ilişkiyi gerçekleştirmeye yetecek kadar sertleşme sağlanamaması durumudur. Bu bozuklukla literatürde impotans olarak ta karşılaşılabilir. Yaşam boyu erektil bozuklukta erkekte hiç ereksiyon oluşmamıştır. Durumsal erektil bozukluk çok yaygın ve evrenseldir. Madde kullanımı (özellikle alkol), şeker hastalığı, Parkinson hastalığı, multipl skleroz ve omurilik hasarı erektil bozukluğa neden olabilir. Ayrıca bazı ilaçların da kullanımında yan etki olarak gözlenebilir. Bu bozukluk cinsellikle ilgili yanlış inançlardan da kaynaklanabilir. “Erkeklerin her zaman cinselliği her zaman istediği ve buna hep hazır olduğu” yanlış inancı en sık rastlananlardandır. Bu yanlış inançlar kişi üzerinde baskı kurar ve bu baskı ereksiyon problemine yol açabilir. Nedenleri , hazırlayan faktörler ve tedaviyle ilgili bilgi için Cinsel Bozukluklar bölümüne bakınız.




ERKEN BOŞALMA

          Sürekli olarak ya da yineleyici olarak çok az bir uyarılamayla ve kişinin denetimi dışında vajinaya girmeden , girer girmez ya da hemen sonra boşalmasıyla oluşur. Ancak yaş, cinsel eş ya da durumun yeni olması ve son zamanlardaki cinsel etkinliğin sıklığı gibi uyarılma evresinin süresini etkileyen etkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Fiziksel nedenler oldukça nadir olmakla birlikte bazı idrar yolları enfeksiyonları (üretra ve prostat enfeksiyonları, gonore) gibi nedenlerle erken boşalma görülebilir. Boşalmanın kontrol edilememesi kaygı ile birlikte görülebilir. Bazı toplumsal inanışlar da neden olabilir. Erkeklerde en sık rastlanan cinsel bozukluklardandır. Nedenleri , hazırlayan faktörler ve tedaviyle ilgili bilgi için Cinsel Bozukluklar bölümüne bakınız.





    Cinsel kimlik ; kişinin kendini belli bir cinsiyet içinde algılamasıdır.

          Cinsel yönelim ; ise kişinin duygu ,düşünce ve hareketlerinde belirli bir cinsiyete doğru yönelmesidir.

          Cinsel kimlik çocukluğun ilk birkaç yılında belirlenir ve yaşamın ilk yıllarındaki deneyimlerin etkisi büyüktür. Ailenin cinselliğe karşı tutumu cinsel kimlik gelişimini belirleyebilir. Aile de çocukla uygun özdeşleşen bireylerin bulunması çok önemlidir. Mesela kız çocuğun anne ya da anne yerinde olan bir kadınla özdeşleşmesi sonucu çocuğun cinsel kimliğinin benimsenmesini sağlar.

Cinsel İşlev Bozukluklarının Oluşmasını Hazırlayan Faktörler:

  1. Aşırı tutucu ve dindar yetiştirilme
  2. Büyüklerinin cinsellik hakkında yanlış bilgiler vermesi
  3. Cinsellik hakkında bilgilerinin kısıtlı olması
  4. Eşini evlenmeden önce fazla tanımaması

Cinsel İşlev Bozukluklarının Ortaya Çıkaran Faktörler:

  1. Eşler arasında sevgi ve şefkatin ifade edilememesi
  2. Cinsel iletişimin olmaması ya da yeterli olmaması
  3. Cinsel ilişkiye ayrılan zamanın çok az olması

 

Cinsel İşlev Bozukluğu Görülme Sıklığı :

          Geçen yıllarda yapılan araştırmalar daha çok erkekler üzerinde yapılmıştır. Ama son zamanlarda yapılan araştırmalarda kadınlar üzerinde durulmaya başlanmıştır.

          Erkekler üzerine yapılan bir araştırma da tüm dünyada görülme sıklığı 40-70 yaş arası erkeklerin yaklaşık %55’inde hafif, orta, ağır derecelerde ereksiyon bozuklukları bulunmaktadır. Erişkin erkeklerin %15’inde, 50 yaş üzeri erkeklerin %30’unda cinsel istek kaybı görülmektedir. Erkeklerin %30’unda erken boşalma görülmektedir Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre kadınlarda % 43 oranında cinsel işlev bozukluğu görülürken ; erkeklerin ise % 32 sinde bulunmuştur.

          Kadınlar da ise en sık orgazm olamama ve cinsel isteksizlik yer alıyor. Kadınların % 40-50 si orgazm güçlüğü yaşadıklarını bildirmişler. Daha sonra ise vajinismus sıklıkla görülüyor.

 

TEDAVİ

          Son yıllarda cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde daha çok bilişsel-davranışçı yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler şartlama ve pekiştirme ilkelerine dayanır. Buna göre cinsel işlev bozuklukların temelinde yanlış koşullanmalar ve yanlış inançlar olduğu ve tedavisinin ancak bunların silinip yerine uyumsal olanı öğreterek gerçekleştirilir. Tedaviye başlamadan önce çok yönlü ve detaylı bir biçimde değerlendirme yapılması çok önemlidir. Çünkü bu bozukluklar birçok şeyden etkilenir : ailesiyle ilişkileri , eşiyle ilikisi , cinsellik hakkındaki bilgileri , geçmiş cinsel deneyimleri , travmaları. Tedaviye genellikle ciftler Tedavi sırasında eşlerin birbirleriyle olan iletişimleri zenginleştirilir. Çeşitli ev ödevleri verilir. Çeşitli teknikler uygulanarak kişilere yardımcı olunur. Eğer başka psikiyatrik hastalıklarla beraber görülürse ilk başta psikiyatrik hastalık tedavi edilir ; daha sonra cinsel işlev bozukluklarının tedavisine geçilir.

Next Page »